242 ALİF ART |
Genç Sanatçılar ve Osmanlı – karma Sanat Eserleri Müzayedesı
Sultan III. Murad’ın Sadrazamı
Özdemiroğlu Osman Paşa
(1527-1585)
16. Yüzyıl sadrazamlarından Meş’aleler Savaşı’nın muzaffer kumandanı,
Kafkasya fatihi Özdemiroğlu Osman Paşa’nın annesi Mısır Abbasi Halife-
leri soyundan, babası ise Mısır Çerkez Memlüklerindendir. Mısır’da san-
cakbeyliği ve Mısır emir-i haclığı yapmış, Yemen, Habeş ve Diyarbakır
Beylerbeyi olmuştur. Lala Mustafa Paşa’nın maiyetinde Osmanlı – İran
savaşlarına katılmış ve Şirvan Beylerbeyi olmuştur. Kırım Hanı Mehmed
Giray’ın yardımı ile Karabağ, Mugan ve Kızılağaç’a kadar bütün kuzey
Azerbaycan’ı yağma ve tahrip etmiştir. Osman Paşa, babasının çok faal
bir kişi olması dolayısıyla genç yaşta devlet hizmetleriyle yüz yüze gel-
miştir. Cesaretiyle daha yirmi yaşına gelmeden sancak beyliğine yüksel-
miştir. 1561’de Mısır Emirü’l-haclığı vazifesine getirilmiştir. Babasının
ölümünden sonra, çeşitli karışıklıkların olduğu Habeşistan’a Beylerbeyi
olmuş ve burasını k sa zamanda düzeltmiştir. Portekiz İmparatorluğu’na
bağlı Hint Deniz Kuvvetleri ile mücadelesinin yanında, yedi yıl vazife
yaptığı Habeşistan eyaletinde muntazam bir idare kurmuştur. Yemen is-
yanından sonra İstanbul’a gelen Osman Paşa, önce Anadolu’da bir san-
cağa, sonra da Niğde Sancakbeyliği’ne getirilmiştir. 1573’de Diyarba-
kır Beylerbeyi olmuştur. Bu vazifede dört yıl kaldıktan sonra, İran sefe-
rine çıkan Serdar-ı Ekrem Lala Mustafa Paşa’nın maiyetine katılmıştır.
Özdemiroğlu’nun bundan sonra Kafkasya’da geçen beş yıllık idari gö-
revi daimi olarak İranlılarla mücadele içerisinde geçmiştir. Şirvan, Ku-
zey Azerbaycan, Dağıstan ve Gürcistan’da Osmanlı hâkimiyetini pekiş-
tirmiştir. 8 Mayıs 1583’de yetmiş bin kişilik İran ordusu üç gün üç gece
devam eden Meşaleler Savaşı’nda büyük bir bozguna uğratmıştır. Bu
zaferle, o zamana kadar elde edilemeyen Kür Irmağı’nın güneyinin fü-
tuhatı kolaylaşmıştır. Bu arada isyan hareketleri içinde bulunan Kırım
Hanı Mehmed Giray yerine İslam Giray’ı getirdikten sonra, Kefe’de bu-
lunan Kaptan-ı Derya Piyale Paşa’nın gemisiyle İstanbul’a gelmiştir. Sul-
tan III. Murad Han (1574-1595) tarafından da kabul edilen Osman Paşa,
Şirvan’da fethettiği on yedi kalenin anahtarlarını padişaha takdim etmiş-
tir. İran birliklerine karşı zaferlerini ve Kırım Hanı Mehmed Giray’ı çok
az bir kuvvetle yenmesini sultana anlatınca; “İki cihanda yüzün ak olsun,
Allah senden razı olsun…” diye dua ve iltifata mazhar olmuştur. Önce
ikinci vezirliğe yükseltilen Osman Paşa 1584 yılında Doğu Serdarlığı ile
veziriazamlığa getirilmiştir. Kırım’daki isyan üzerine yine aynı yıl sefer
için yola çıkmıştır. Kastamonu, Erzurum ve sonrasında Tebriz’e geçmiş-
tir. Tebriz’i tamamen Osmanlı Devleti’ne bağlamıştır. Hastalığı sebebiy-
le 1585’de Tebriz’den ayrılmış ve aynı yıl vefat etmiştir. Ömrünün kırk yı-
lından fazlasını serhatlarda geçen Özdemiroğlu Osman Paşa, iyi bir ku-
mandan, eşi az bulunan bir idareciydi. Habeşistan’da Osmanlı idaresi-
ni devam ettirmesi, İranlılarla yıllarca süren mücadeleleri, onun şan ve
şöhret için değil, devlet kapısına hizmet etmenin kutsallığına inanma-
sı bakımından çok önemlidir. Sönmeyen bir inanç, yılmak bilmeyen bir
irade, askerlerini sevk ve idaredeki kahramanlık ve en güç zamanlarda
gösterdiği sebat, Osman Paşa’nın belli başlı vasıflarıydı.
zayedesı
ı